Merkür Balık Burcunda
Düşüncelerimiz daha sezgisel ve empatik hale geliyor. Sanatsal ifade ve ruhsal konular ön planda. Kelimelerle şifa bulabiliriz.
Detaylı Yorum
16 Şubat 2026, saat 05:26’da (TRT), iletişimin ve zihinsel süreçlerin gezegeni Merkür, duyarlı ve sezgisel Balık burcuna geçiş yapıyor. Bu geçiş, düşünce yapımızı, iletişim tarzımızı ve bilgi işlem yeteneğimizi kökten dönüştürecek bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Merkür Kova’da iken daha mantıklı, objektif ve yenilikçi bir zihin yapısına sahipken, Balık’a geçişle birlikte zihnimiz daha akışkan, empatik ve rüyasal bir hale bürünecek. Bu dönemde somut gerçekler ve rasyonel düşünceler yerine, sezgilerimiz, hislerimiz ve bilinçaltımızın derinliklerinden gelen mesajlar ön plana çıkabilir. Balık, son burç olması nedeniyle evrensel birliği, şefkati ve ruhsal bağlantıyı temsil eder. Merkür’ün Balık’ta olması, kelimelerle şifa bulma, sanatsal ifade yoluyla derin duyguları aktarma ve telepatik düzeyde bağlantı kurma potansiyelimizi artırır. Şairler, müzisyenler, sanatçılar ve ruhsal rehberler için oldukça verimli bir zaman dilimi olabilir. Düşüncelerimiz daha az sınırlandırılmış, daha kapsayıcı ve daha hayalperest olabilir. Ancak bu akışkanlık aynı zamanda pratik detayları gözden kaçırma, gerçeklikten kopma veya kararsızlık gibi zorlukları da beraberinde getirebilir. İletişimimizde daha dolaylı, metaforik ve sembolik bir dil kullanma eğilimimiz artabilir. Başkalarının acılarını ve sevinçlerini daha derinden hissedebilir, empatik dinleme becerilerimiz gelişebilir. Bu dönem, meditasyon, rüya günlüğü tutma, yaratıcı yazım veya sanatsal faaliyetlerle iç dünyamızı keşfetmek için harika bir fırsattır. Bilinçaltımızdaki kalıpları anlamak ve şifalandırmak adına güçlü içgörüler edinebiliriz. Merkür Balık’ta, kelimelerin ötesindeki anlamları yakalama yeteneğimizi keskinleştirir. Belki de sessizlikte yatan bilgeliği keşfetme, dinlemeyi öğrenme ve empati kurarak etrafımızdaki dünyayla daha derin bir bağ kurma zamanıdır. Düşüncelerimizi net bir şekilde ifade etmekte zorlanabiliriz, ancak bu, duygusal ifadeye ve sanat aracılığıyla kendimizi dile getirmeye bir kapı aralayabilir. Bu geçiş, aynı zamanda evrensel sevgi ve şefkat mesajlarını daha kolay alıp vermemizi sağlayabilir, ruhsal rehberliğe açık bir kapı aralayabilir. Bu dönemde mantık ve sezgi arasında bir denge bulmak, hem rasyonel hem de ruhsal gerçekliği kucaklamak önemlidir.